Sağlık Hukuku
AV. Ali GÖRGÜLÜ
Av. Ali GÖRGÜLÜ

Geniş çevrelere hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunan Görgülü Hukuk & Danışmanlık Bürosu, Müvekkillerine en pragmatik ve nitelikli çözüm yollarını sunarak, en kısa sürede ve en düşük maliyet ile sonuca götürmeyi ilke edinmiştir. Gerçek ve Tüzel kişilere danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Sağlık hukuku

Kişilerin sağlık bakım hizmetlerinden yararlanma haklarını, sağlık bakım hizmetlerinin düzenlenmesini, önleyici sağlık hizmetlerini, toplum ve aile sağlığının korunmasını, sağlık hizmeti verenlerle sağlık hizmeti alanlar arasındaki ilişkileri, hak, yükümlülük ve sorumlulukları düzenleyen hukuk dalı olarak tanımlanmaktadır. Geniş bir alana sahip olan sağlık hukuku, içerisinde; kamu sağlığı hukuku, sağlık idaresi hukuku, tıp hukuku alt dallarını barındırmaktadır.

Tıp Hukuku

Doktor ile hasta arasındaki ilişkileri ve bu ilişkilerin hukuki niteliği ile karşılıklı hak, yükümlülük ve sorumlulukları düzenlemektedir Genel anlamda, tıbbın uygulanmasından kaynaklanan sağlık uygulayıcılarının hak ve yükümlülükleri, hasta hakları, ilaç ve tıbbi araştırmalar gibi konuları ele alan hukuk dalıdır. Anayasa hukuku, kamu hukuku, idare hukuku, ceza hukuku ve medeni hukuku ilgilendiren yönleri olması sebebiyle multidisipliner bir hukuk dalıdır. 11 Tıbbın hiç ya da eksik uygulanmasından, teşhis ve tedavi ana yükümlülüklerinin dışında yan yükümlülüklere aykırı davranıştan, standart tıbbi uygulamadan sapma durumunda oluşan zararlardan doğan sorumluluklar, hak kayıpları ve bunların hukuki temelleri tıp hukukunun ana çalışma alanlarıdır. Hizmetin verildiği kurumun niteliğine göre (kamu kurumu ya da özel) idare hukuku veya medeni hukuk kuralları çerçevesinde konuya yaklaşılırken, eylemin aynı zamanda suç oluşturması durumunda ise ceza ve zaman zaman da disiplin hukuku kuralları devreye girebilmektedir.

Tıbbi Hata ve Tıbbi Malpraktis

Hatalı uygulamaları ifade etmek için literatürde tıbbi malpraktis kavramının yanı sıra, Tıpta Yanlış Uygulama, Tıbbi Hata, Tıbbi Uygulama Hataları, Hekimliğin Kötü Uygulaması gibi kavramların kullanıldığı görülmektedir. Türk Tabipler Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının 13. maddesinde “Hekimliğin Kötü Uygulanması” başlığı altında parantez içinde malpractice kavramı belirterek “bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeni ile bir hastanın zarar görmesi hekimliğin kötü uygulanması anlamına gelir” tanımlaması bulunmaktadır.

Endikasyon

Kısaca tıbbi gereklilik olarak tanımlanabilir ve tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk şartlarından biridir. Endikasyon olmadan müdahalede bulunulmaması gerektiği yönünde yasal düzenlemeler de bulunmaktadır. Nitekim Anayasanın 17/2. maddesinde, “tıbbi zorunluluklar” dışında kişinin bedensel bütünlüğüne dokunulamayacağı temel bir ilke olarak kabul edilmiştir. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin 13/3. Maddesinde hekimin teşhis, tedavi veya korunmak gayesi olmaksızın, hastanın arzusuna uyarak veya diğer sebeplerle, aklî veya bedeni mukavemeti azaltacak herhangi bir şey yapamayacağı vurgulanmıştır. Benzer şekilde Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 12. Maddesinde; “Teşhis, tedavi veya korunma maksadı olmaksızın, ölüme veya hayati tehlikeye yol açabilecek veya vücut bütünlüğünü ihlal edebilecek veya akli veya bedeni mukavemeti azaltabilecek hiçbir şey yapılamayacağı ve talep de edilemeyeceği” düzenlenmiştir.

Komplikasyon

Kelime olarak “karmaşıklık” anlamına gelmektedir. Tıp literatüründe komplikasyon “hastalık sırasında ortaya çıkan ve hastalığın temel özellikleriyle ilişkili olmayan her türlü olumsuz sağlık olayı veya süreci, ilaçların doğurabileceği yan etkiyi” ifade etmektedir. Hemen hemen tüm tıbbi uygulamalar bünyesinde belli bir riski taşımaktadır. Bu risk kimi zaman yüksek kimi zaman azdır. Hekim tarafından bir hastanın bakımı üstlenildiğinde hastanın bundan yarar sağlayacağı umulmakla birlikte tıp biliminde bunun kesin bir garantisi yoktur. Tıbbi uygulamaların doğasında olan bu riskler, büyük kısmı hekimler tarafından gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olsa bile kaçınılmaz nitelik taşımaktadırlar. Ortaya çıkacağı veya çıkma ihtimali bulunduğu bilindiği, öngörülebildiği hâlde uygulamanın yapılması belirgin derecede hasta yararına ise, bu riskler, uygulamanın yapılmasına engel kabul edilmez.

Hukuki ve Cezai Sorumluluk Kavramları

Hekimler ile hasta arasındaki ilişkide her iki tarafın da bazı hakları ve borçları bulunmaktadır. Söz konusu bu hak ve borçları belirginleştirmek için, ilişkinin hukuki mahiyetini oraya koymak gerekmiş ve gerek doktrinde gerekse yargı kararlarında taraflar arasında bir sözleşme (vekâlet sözleşmesi) ilişkisi olduğu kabul edilmiştir. Taraflardan birinin, sözleşme gereği üstlendiği borçlara aykırı davranması durumunda ise “hukuki sorumluluk” doğmaktadır. Bu bağlamda hekimin; hastanın iradesine aykırı davranması, aydınlatılmış onam alması, özen göstermesi, işi bizzat yapması (şahsen ifa), sır saklaması gibi sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini hukuka aykırı olarak ihlal etmesi durumunda, hastada oluşan zararı giderme konusunda hukuki sorumluluğu doğmaktadır.

BİZDEN RANDEVU ALIN