Borçlar Hukuku
AV. Ali GÖRGÜLÜ
Av. Ali GÖRGÜLÜ

Geniş çevrelere hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunan Görgülü Hukuk & Danışmanlık Bürosu, Müvekkillerine en pragmatik ve nitelikli çözüm yollarını sunarak, en kısa sürede ve en düşük maliyet ile sonuca götürmeyi ilke edinmiştir. Gerçek ve Tüzel kişilere danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Borçlar Hukuku

Borçlar hukuku, bir özel hukuk dalıdır ve eşitler arasında meydana gelen ve borç ilişkisi adı verilen hukuki ilişkilerin incelendiği bir disiplindir. Borçlar Kanunu özel hukukta borçlar hukukuna kaynaklık eder ve borçlar hukuku alanına giren borç ilişkilerini düzenleyen bir kanundur.

Bir davranışta bulunmak, bir şey vermek, bir davranıştan kaçınmak konusunda bir hükümlülüğü anlatmaktadır. Bu hükümlülüğü taşıyan kişiye borçlu denmektedir. Borçlunun yerine getirmekle yükümlü olduğu şeye edim denir. Borç, bir edimi yerine getirme yükümlülüğüne denir.

Borçlar Hukuku, borç ilişkilerini düzenleyen kurallar bütünüdür. Borcun içeriğini oluşturan eylem, bir davranışta bulunmak, bir davranıştan kaçınmak veya bir şey vermek biçiminde görülür.

Bir edimi yerine getirmekle yükümlü olan borçlu, borcunu ifa etmezse alacaklı, devlet zoruyla alacağını veya alacağın yerine geçecek olan parayı elde etme hakkına sahiptir. Buna borçlunun sorumluluğu denir. Borçlu, borcunun yerine getirilmesinden mal varlığı ile sorumludur.

Borç: Borçlar kanununa göre yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür. Para ödeme, bir şeyi verme, bir şey yapma hatta bir şeyi yapmama şeklinde olabilir.

Edim: Borcun konusu olan her şeydir. Ekonomik bir değer taşıyabileceği gibi taşımayabilir de.

Borçlu: Edimi yerine getirmekle yükümlü olan taraftır.

Alacaklı: Edimin yerine getirilmesini isteme hakkına sahip olan taraftır.

Talep: Borcun ödenmesinin istenmesidir.

İfa: (Yerine getirme) Edimin yerine getirilmesidir.

Sözleşme

Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir.

Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır. İkinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar.

Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir.

Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz.

Temsil

Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur.

Haksız Fiillerden Doğan Borç

Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Zararın ve kusurun ispatı

Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.

Borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü değildir. – Borcun tamamı belli ve muaccel ise, alacaklı kısmen ifayı reddedebilir. Alacaklı kısmen ifayı kabul ederse borçlu, borcun kendisi tarafından ikrar olunan kısmını ifadan kaçınamaz.

Bölünemeyen bir borcun birden çok alacaklısı varsa, alacaklılardan her biri, borcun alacaklıların tamamına ifasını isteyebilir. Borçlu, edimini alacaklıların hepsine birden ifa etmek zorundadır. Bölünemeyen borcun birden çok borçlusu varsa, borçlulardan her biri borcun tamamını ifa etmekle yükümlüdür. Durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça, ifada bulunan borçlu, alacaklıya halef olur ve diğer borçlulardan payları oranında alacağını isteyebilir.

Asıl borca bağlı hak ve borçların sona ermesi

Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur. İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir. Taşınmaz rehnine, kıymetli evraka ve konkordatoya ilişkin özel hükümler saklıdır.

BİZDEN RANDEVU ALIN